NİYAZ-İ MISRİ
ve
(ELVEDA Ankara Kitabından Safiyye Hanımın Hikayesi)

“Bize HAK’tan gel olmadan, ecel kösü çalınmadan canın Azrail almadan, Gel ALLAH’ a dönelim Gel, Niyaziye olup haldaş, olursun yoluna yoldaş Döküp gözlerimizden yaş, Gel ALLAH’ a dönelim gel”…
O, ilim ve irfan semalarının en parlak irşad güneşlerinden birisi…
*Bana uzattıkları pembe üstüne siyah çizgili kazak parçası kesinlikle ona aitti.
sadece rengi sahibiyle beraber solmuş, şimdide beni solduracaktı. Ve Cuma namazından sonra Safiyye’ nin naşı eller üstünde, camiden kabristanın içlerine doğru götürüldü. Sen kabristana ben sabristana safiyyem…
*Ve yağmur sadece otlara, ağaçlara, toprağa gönderilmekle kalmaz. Yağmur, taşlara da yağar…

 

NİYAZ-İ MISRİ ve (ELVEDA Ankara Kitabından Safiyye Hanımın Hikayesi) – 1.Bölüm

NİYAZ-İ MISRİ ve (ELVEDA Ankara Kitabından Safiyye Hanımın Hikayesi) – 2.Bölüm

 

Görüş ve Önerileriniz İçin mehmetoz_konya@hotmail.com

zümrüt apartmanı faciası elveda-ankara

 

 Maalesef bugün tesettür içinde görünen,ancak yüreği çırılçıplak olan genç kızlarımızın durumu ayrı bir ızdıraptır.Bence de yıllarca haksız bir şekilde uygulanan başörtüsü yasağı,örtünme de bu ahlaksızlığı da getirmiştir bereberinde.M.İslamoğlu Hocamızın tabiriyle ölü tesettür.
Bunun terside vardır elbette.Üzerinde görünmeyen yani,Cesedin de tesettür uygulamayan,ancak ruhuna takva libasını giydirmiş hanımefendilerdir bunlar.Elbette bu asla mazeret değildir.Zaten bu durumda olan bir hanım,böyle bir mazerete kesinlikle sığınmadığı gibi,O belki de bu günahını göhsüne dikip ve ona bakıp için için ağlayan bir hanımefendidir.
Nur suresi 31.Ayetin de direk olarak müslüman kadına hitap eden örtünme ile ilgili Tesettür Ayet’inin maksadı;kadının erkekle olan ilişkisini kesmek değil,tam tersine cinslerin birbirlerini istismar edemeyeceği bir zemine oturtmaktır.
Amaç;görüşmenin kalitesini artırmak ve duyguların kirlenmesini önlemektir.Zira Duygu kirlenirse,bakış zehirlenir,söz zehirlenir,kalp zehirlenir,ilişkiler zehirlenir.
ER-RAHİM olan ALLAH(cc) işte bu ayet-i kerime ile,ilişkinin sağlam ve sağlıklı bir zeminde kurulmasının sağlanmasıyla,Kadını hakiki manada özgürleştirmiştir.Çünkü cinsiyetin arkaya atılması,şahsiyetin öne çıkarılması demektir.Böylece kadın kendini güvende ve özgür hisseder ve alışveriş şahsiyet üzerinden gerçekleşerek istismara açılmaz.
Nur suresi 31 Tesettür’ün cesedidir.Bir de Ruhu vardır ki,Mübarek Kur’an Araf suresi 25.Ayetin de “Takva Libası;İşte bu en hayırlısıdır ” muhteşem ifadesi ile belirtir.
Özetle tıpkı Ruhumuz ve cesedimiz gibi.Biri olmadan diğeri olabilir mi? Tıpkı Namaz gibi..”Ben namazı kalbimde kıldım” diyenin Namazı nasıl olmazsa,cesedi olmayan bir Tesettürün Ruhu da olmaz.Ama Ruhsuz bir Tesettür de ALLAH nazarın da asla tesettür değildir.Evet Kıymetli Dostlar,ne zaman Tesettür’den bahsedilse aklıma gelir Safiyye Hanım. 2004 senesinin böyle soğuk bir ŞUBAT ayın da,Mübarek Kurban bayramının 2. günü akşamıydı..Zümrüt sitesi bir anda çöktü Konya da.Enkazdan çıkaranlar onu secde halinde bulmuşlar.”Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz”‘ün bir sembol ismi Safiyye Hanım.
Onun hayatını “Elvada Ankara” isimli bir kitap kaleme alarak anlatan,yakın arkadaşı Dr.Sakine Akça hanım kitabın da diyor ki;
“Cenaze arabasındayım,onunla gidiyorum.Cuma vakti konuşmama kızar diye hiç konuşmuyorum.Evden getirdiğim bembeyaz TÜLBENT’i ise tabutuna örtüyorum.Bu bir sembol belki.Fakat içindeki Safiyye olunca Sembolün de ötesinde bir şey oluyor.Çünkü o bunu hayatına nakşetti,Tesettürü uğruna bu dünyanın cazibesini reddetmedi mi..”
Safiyye Hanımefendiyi rahmetle anarken,NİYAZİ MISRİ Hazretleri ile ilgili hazırladığımız programa tevafuk eden,hayatından kesitlerin yer aldığı Akra FM’de yayınlanan programımızı sevenlerine yeniden takdim ediyorum.
Selam ve DUA ile..
Mehmet Öz

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir